Dünya genelinde en çok kullanılan arama motoru Google olduğu için SEO çalışmalarında da otoriter söz sahibi haliyle yine Google’ın ta kendisidir. Bu nedenle Google’ı çok iyi tanımalı ve çalışma mantığını çok iyi kavramanız gerekir. Bu sizi rakiplerinizin bir değil, birkaç adım önüne çıkarır. Çünkü bu bilgilere sahip olmayan kişiler SEO çalışmalarını ezbere tekniklerle ilerletmeye çalışırken, siz nerede hangi adımları atmanız gerektiğini bilirsiniz.

Bu içerikte kullanıcılarına güzel deneyimler yaşatma adına Google tarafından yayınlanan ve sık sık güncellenen algoritmaların neler olduğu ve çalışma prensiplerinden bahsediyor olacağız.

Konuya giriş yapmadan önce algoritmanın ne olduğuna dair bir örnek verelim.

Teknik Açıklama: Algoritma, herhangi bir problemin çözümünde uygulanacak işlemlerin sırasıyla maddeler ya da şekiller aracılığı ile ifade edilmesidir. Buradaki “problem” her zaman sıkıntılı bir durumu çağrıştırmaz. Çözüme kavuşturulması gereken her durum için bu kelime kullanılır.

Basit Açıklama:  Günlük hayatta yapacağınız işler için hazırladığınız planların, bilgisayar ortamındaki karşılığıdır. Yani çıkacağınız bir tatil için alışveriş listesi yapmanız aslında sizin normal hayattaki algoritmanızdır. Ya da gideceğiniz bir yere en kısa nasıl giderim diye hesap yapıp en kısa yolu bulmanız da bir algoritma örneğidir. Bir algoritma başlar ve mutlaka bir bize bir sonuç verir.

Google’da arattığınız herhangi bir terim sonrasında karşınıza doğru ya da yanlış mutlaka bir sonuç çıkar. Bu sonuç, bir hata sayfası dahi olsa çıkar. İşte Google bu sonuçların doğruluğunu mükemmelleştirme adına algoritmalarını devreye sokar.

Bu makalenin amacı da Google’ın sıralamalara en çok etki eden ve en çok ses getirmiş olan algoritmalarının amacı ve çalışma mantığını sırasıyla anlatmaktır.

Google 1998 yılında şu an bir etkisi olmayan PageRank algoritması üzerine kurulmuştur. Bu tarihten günümüze kadar geçen sürede sıralamalara etki eden en önemli güncellemelerin sırasıyla tüm özelliklerine değinelim.

EN ÖNEMLİ GOOGLE ALGORİTMALARI

Bu eğitimdeki parolamız; “Google gibi düşün, kullanıcı için üret” olacak. Öncelikle Google gibi düşünmeye başlayalım. Şimdi sırasıyla yayınlandığı tarihe göre en önemli Google algoritmalarına bir bakalım.

PANDA ALGORİTMASI (2011)

Google Panda Algoritması

Web site sahiplerinin, 2009 yılından itibaren kopya içeriklerle ilgili şikayetlerinin ve Google’ın anahtar kelime başarısızlığı eleştirilerinin artması üzerine 2011 yılında Panda yayınlanmıştır.

Google, Panda Algoritmasının amacı ile ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

Bu güncelleme, kullanıcılar için düşük kaliteli, kopya içerik barındıran veya kullanışlı olmayan siteler için sıralamayı düşürmek, aynı zamanda, yüksek kaliteli siteler için daha iyi sıralamalar elde etmek üzere tasarlanmıştır.”

İlk güncellendiği sıralarda tanınmış birçok web sitesi bundan etkilendi ve büyük zarar ettiler. Ayrıca, daha az çekici tasarımlara, daha çok reklamlara, şişirilmiş anahtar kelimelere, düşük içerik kalitelerine ve zayıf araştırmalara rağmen çok fazla trafik alan bu sitelerin yararlı ve güvenilir olmadığı ortaya çıkmıştır.

Panda algoritması, 2011 yılından itibaren kaliteli içerik ve kod yapısını analiz etmek için Google’ın temel algoritmasında fitre görevi yerine getirmekte iken, 2015 yılında çekirdek algoritmaya dahil edilmiştir. Yani artık bir filtre görevi yapmanın ötesinde temel bir sıralama faktörüne dönüşmüştür.

Panda Algoritmasının Görev Alanı:

  • Kopya içeriklerin kontrol ve tespit edilmesi,
  • Yanıltıcı ve zayıf içeriklerin kontrol ve tespiti,
  • Zengin ve açıklayıcı içeriklerin değerlendirilmesi,
  • Gereksiz ve yoğun şekilde kullanılmış anahtar kelime değerlendirmesi,

Panda, Heading etiketlerini kullanıp kullanmadığınıza veya sayfanızın kullanıcılar için ne kadar hızlı yüklendiğine değil, sadece içeriğe bakar. Yani Pandanın teknik SEO ile doğrudan bir bağı yoktur.

Panda, en çok güncellenen algoritmalar arasındadır. Güncellendiği dönemlerde içerik sıralamalarınızda ya da trafiğinizde ciddi azalmalar meydana geliyorsa bu Panda Algoritmasının bir sonucu olabilir. Panda güncellemesinden daha çok kopya içerik yayınlayan web siteleri etkilenmektedir.

Bu durumda yapmanız gereken, web sitenizdeki içerikleri kendiniz üretiyorsanız, bu içeriklerin başka web siteleri üzerinden yayınlanıp yayınlanmadığını kopya içerik kontrol araçları vasıtasıyla kontrol etmelisiniz. Daha sonra yukarıda maddeler halinde sıraladığımız görev alanları ile ilgili web sitenizi sırasıyla değerlendirmeye almalısınız.

Web siteniz kopya içerik barındırmıyor olabilir, içeriğiniz de zengin olabilir. Ancak içeriğinizi anahtar kelimeye boğmuş olabilirsiniz. Bu da sayfanızın spam olarak algılanmasına sebebiyet vermiş olabilir.

Sitenizi optimize ederken ve içeriklerinizi hazırlarken Panda Algoritmasının kurallarına dikkat etmelisiniz. Özgün ve kaliteli içerikler önceliğiniz olmalıdır. Olası bir ceza yemeniz durumunda bu cezadan kurtulmanız uzun zaman alacaktır.

panda algoritma cezası

İçerik hazırlarken, Google‘ın eski üst düzey yöneticilerinden Singhal, algoritmanın etki alanından çıkmaya yönelik yol gösterici bir takım soruları içeriğinizi değerlendirmek üzere kendinize sormanız gerektiğinin altını çizmiştir. Bu sorularda en önemlileri şunlardır:

  1. Bu İçerikte sunulan bilgilere güvenir misiniz?
  2. İçerik iyi bilen bir uzman veya meraklı birisi tarafından mı yazılmış?
  3. Kredi kartı bilgilerinizi bu siteye gönül rahatlığı ile verir misiniz?
  4. Bu içerikte yazım ve biçimlendirme hataları var mı?
  5. İçerik orijinal bilgi, araştırma veya analiz sunuyor mu?
  6. Sayfa, arama sonuçlarındaki diğer sayfalara kıyasla önemli bir katkı sağlıyor mu?
  7. İçerik üzerinde ne kadar kalite kontrolü yapılır?
  8. İçerik bir hikayenin her iki tarafını da anlatıyor mu?
  9. Site, konusunda tanınmış bir otorite mi?
  10. İçerik özensiz veya aceleyle üretilmiş gibi mi görünüyor?
  11. Bu siteyi adı anıldığında yetkili bir kaynak olarak tanımlayabilir misiniz?
  12. Bu İçerik konunun kapsamlı bir açıklamasını sunuyor mu?
  13. İçerik sık kullanılanlara ekleyebileceğiniz ve arkadaşlarınıza önerebileceğiniz türden bir içerik mi?
  14. Bu içerikte, dikkat dağıtan aşırı miktarda reklam var mı?
  15. Kullanıcılar bu siteden içerik gördüklerinde şikayet ederler mi?

Bonus: Eğer sayfanızla ilgili Google’da reklam yayınladı iseniz panda algoritmasının içeriğinizi kontrol etme olasılığının daha fazla olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Dikkat etmeniz gereken bir diğer konu, eğer Google tarafından Panda güncelleme duyurusu yapıldı ise bu duyuruların bir dalgalanma sürecinin başlangıcı olduğunu unutmadan, özellikle içeriklerinizi mutlaka gözden geçirin. Eğer başka kaynaklardan kopyalanmış içerikleriniz varsa kaldırın. Bu duyuruyu uzun yol şoförlerinin, radar kontrolü konusunda karşı şeritte ilerleyen araçları selektör yaparak uyarmasına benzetebiliriz.

Google Panda Son Sorular:

Bu içerikte amacımız algoritmaların ne işe yaradığını anlatmaktır. Bunu yaparken de tabi kirli bilgiyi ortadan kaldırmak yine bizim görevimiz olduğu için Panda algoritması hakkında bir soru dizisi hazırladık.

1. Panda’nın ilgi alanı yinelenen içerikler midir?

John Mueller, yinelenen içeriğin Panda’dan bağımsız olduğunu, algoritmanın benzersiz içeriği teşvik ettiğini vurgulamıştır?

2.Panda cezasından kurtulmak için içeriği mi silmek gerekir?

Bu soruyu 2011 yılında sormuş olsaydık cevabı evet olurdu çünkü 2011 yılında Google yöneticisi Michael Wyszomierski tarafından yapılan orijinal açıklama şu yöndeydi;

Michael Wyszomierski açıklaması

“Son güncellememiz, düşük kaliteli siteler için sıralamaları azaltmak üzere tasarlandığından, web yöneticilerinin yapması gereken en önemli şey, sitelerinin mümkün olan en yüksek kalitede olmasını sağlamaktır. Düşük kaliteli siteleri tespit etmek için çeşitli sinyallere baktık. Google’da arama yapan kişilerin genellikle sığ veya kötü yazılmış içeriği, diğer web sitelerinden kopyalanan içeriği veya o kadar da kullanışlı olmayan bilgileri görmek istemediğini unutmayın. Ayrıca, web yöneticilerinin bir sitenin bir kısmındaki düşük kaliteli içeriğin bir sitenin bir bütün olarak sıralamasını etkileyebileceğini bilmesi önemlidir. Bu nedenle, bu değişiklikten etkilendiğinizi düşünüyorsanız, sitenizdeki tüm içeriği değerlendirmeli ve alan adınızdaki sayfaların genel kalitesini artırmak için elinizden geleni yapmalısınız.

Ancak 2017 yılında Gary IIIyes Twitter’da şu ifadeleri kullandı:

Gary IIIyes açıklama

“Panda için genel olarak içeriği kaldırmanızı önermiyoruz, daha çok yüksek kaliteli şeyler ekleyin”.

 

 

 

John Mueller’de bunu destekleyen açıklamalar yapmıştır. Yani sorunun cevabı Panda’dan etkilenmemek için içeriği kaldırmanıza gerek yok. İçeriğin kalitesini artırmanız ve kaliteli içerikler üretmeniz gerekmektedir.

3.Panda İçeriği Kimin Oluşturduğuna Bakar Mı?

Kullanıcı tarafından oluşturulan içerik doğrudan hedeflenmez. Daha çok spam içeren konuk gönderileri ya da spam dolu forum siteleri gibi düşük kaliteli içerik üreten siteleri etkiler. Yani başkası tarafından sitenize girilen içerikle ilgili endişe edeceğiniz tek şey kimin yazdığından çok içerik kalitesi olmalıdır.

4.Kelime Sayısı Sıralamamı Etkiler Mi?

Birçok web sitesi, belirli bir kelime sayısının üzerinde olmadığı sürece herhangi bir içeriği yayınlamaz. Ancak Google, içeriğin kullanıcı açısından başarılı olması için kaç kelime yazmanız gerektiğini düşünmenizi önermektedir.

Eğer kelime sayısı gerçekten bir etken olsaydı, Google 60-70 kelimelik içerikleri featured snippet (öne çıka snippetler) alanında göstermezdi.

Mueller, kelime sayısını artırmanın zayıf içerikleri güçlendirmek için uygun bir yol olsa da, Panda tarafından özellikle dikkat edilen bir faktör olmadığını da açıklamıştır.

PENGUEN ALGORİTMASI (2012)

Google Penguen Algoritması

Google 2012 yılında manipülatif bağlantıları hedefleyen “web spam” algoritması güncellemesini başlattı. Bu güncelleme daha sonra Penguen Algoritması olarak adlandırıldı.  Penguen algoritmasının görevi; Google’ın referans bağlantılarına yönelik yönergelerini manipüle eden ve doğal olmayan backlink profillerini tespit edip, sıralamalarını düşürmektir. 2016 yılında gerçek zamanlı olmasıyla birlikte temel algoritmaya dahil edilmiştir.

Penguen Algoritmasının Görev Alanı:

  • Kalitesi düşük linklerin değerlendirilmesi
  • Kazanılan backlinklerin doğallığının değerlendirilmesi
  • Mevcut linklerin etkileşim değerlendirmesi
  • Spam link değerlendirmesi
  • Zararlı yazılım ya da yetişkinlere yönelik sitelerden gelen bağlantıların değerlendirilmesi

Penguen algoritmasına ihtiyaç duyulmasının nedeni kaliteli içerik mücadelesinin Panda ile başlamasının ardından manüpilatif bağlantıların o dönem hala etkisini sürdürüyor olmasıdır.

Algoritmanın amacı, referans bağlantılarda kullanılan spamlama tekniği üzerinde daha fazla kontrol sağlamak ve etkinliğini azaltmaktı.

Web sitelerinin kazandıkları bağlantı türlerini daha iyi anlayarak, doğal ve ilgili bağlantıların işaret ettiği web sitelerini ödüllendiren Penguen, spam bağlantılı web sitelerinin de sıralamasını düşürmüştür. Penguen sadece bir sitenin gelen bağlantıları ile ilgilenir ve bu siteden giden bağlantılara bakmaz.

Google’ın kendi tahminlerine göre, Penguin ilk kez kullanıldığında, arama sonuçlarının yüzde 3’ünden fazlasını etkiledi.

Penguen Gazabından Korunma

Penguen algoritması güncellemesi sırasında trafik kaybının en büyük nedenleri spam bağlantılar ve doğal olmayan backlink profilleridir.

Penguenden etkilenmemek için düzenli şekilde web sitenize gelen bağlantıları izlemelisiniz. Bu bağlantılardan sitenize zarar verebilecek olanları Google Bağlantıları Reddetme Aracı ile kaldırmalısınız. Google bağlantıları kaldırırken manüel işlem yapmadığı için faydalı olabilecek linkleri listeye dahil etmeniz halinde de sıralama kaybı yaşayabilirsiniz.

Web sitenize Anti-SEO çalışması yapılmış olabilir ve bunun önüne geçmek, yine yapacağınız düzenli analizlere bağlıdır.

Dikkat etmeniz gereken diğer bir konu keyword bazlı yürütülen SEO çalışmalarında aldığınız bağlantılarda aşırı anchor text kullanımıdır. Bu durumda yine Penguen algoritmasının temel tarama kapsamına girebilirsiniz.

Bu tarz bir taramadan önceki dönemlerde tüm web sitesi etkilenirken, algoritmanın gerçek zamanlı güncellenmesinin ardından sadece ilgili sayfa ceza almaktadır.

Kısa süreli sıralama alma adına aldığınız backlink paketleri sizi bu algoritmanın odağı haline getirebilir. Alacağınız bir cezanın geri dönüşü ise abartmıyoruz, aylar hatta yıllar bile sürebilir.

Bu süreyi daha kısa tutma adına size tavsiyemiz ceza almanıza sebep olan bağlantıları kendiniz ya da reddetme aracı ile kaldırmanızın ardından, yeni içerikler yayınlayıp güvenilir kaynaklardan gelen bağlantılarla Google’a güven konusunda sinyal göndermeniz olacaktır.

Çoğu web site yöneticisi bağlantı kalitesini değerlendirirken birtakım noktaları gözden kaçırabiliyor. Bir backlink edu ya da org uzantılı siteden geldiğinde hemen bunun yüksek kaliteli olduğu kanısına kapılmayın. Pek çok öğrenci, bağlantıları spam içerikli ve reddedilmesi gereken bu .edu alan adlarında satabilmektedir.

Google Penguen Hakkında Son Sorular

Penguen Algoritması Manuel Bir Ceza Yöntemi midir?

Penguen algoritması ile ilgili en büyük yanılgılardan bir tanesi insanların bu algoritmaya ceza yöntemi demesidir. Google’ın amacını hemen hemen her eğitimde vurguluyoruz.

Trafik polisleri ceza yazmaya can atan görevliler değildir, tabi “kurallara uyduğunuz sürece”. Haliyle web sitelerinizi yönergelere uygun yayınladığınız sürece kimse gelip sizi cezalandırmaz.

Bu sorunun akıllara gelmesindeki en büyük neden, Google çalışanlarının spam sayfalar konusunda bazen manuel işlemler uygulamasıdır. İnanın böyle olması daha iyidir. Çünkü manuel bir işlem size bildirim olarak iletilir ve sorunu düzeltmeniz için geri bildirimde bulunmanız istenir. Yani cezadan kurtulmak için aylarca beklemeyebilirsiniz. Algoritmalar bu kadar merhametli olmayabilir. Çünkü Penguen algoritması sitenizi vurduysa size bunu bildirmez.

Penguen Makine Öğrenimini Kullanıyor mu?

Gary Illyes Ekim 2016’da Penguen’in makine öğrenimi kullanmadığını ifade etmiştir. Bu gerçekten çok önemli bir açıklamadır.

Makine öğrenimi bir bilgisayara bir şeyin neye benzediğine dair ipuçları vererek tanımlamayı öğrettiği bir süreçtir. Örneğin bir ineği bir bilgisayara tanımlarken hakkında bir takım ipuçları vermemiz gerekir. Bunlar kuyruğu, kulakları, boynuzları, çıkardığı ses vs olabilir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için Entity Search konulu içeriğimizi okumanızı tavsiye ederiz.

Makine öğrenimi için verdiğimiz ipuçları sınıflandırıcılar olarak adlandırılır. Yani Penguen eğer makine öğrenimini kullansaydı, herhangi bir web sayfasının (bu sizin sayfanız olabilir), kaliteli bir web sayfasının tanımlarını karşılayıp karşılamadığını anlamak için sınıflandırıcıları kullanacaktır. Bu ise spam bir bağlantı sonrasında web sitenizin hemen cezalandırılacağı anlamına geleceği gibi, spam içerikler için ters yönde de etkisi olabilirdi. Çünkü kaliteli web sitesinin tanımları arasında spam içerikleri de web site sahipleri algoritmaya öğretmiş olabilirdi ki bu gayet mümkündür.

Penguen Etkisinden Nasıl Kurtulabilirim?

Penguen’den kurtulabilirsin. Bu mümkündür, ancak bunun için biraz deneyim gerekecektir. Penguen’in olumsuz etkilerini ortadan kaldırmanın en iyi yolu, web sitenizdeki mevcut tüm bağlantıları kaldırmak ve orijinal bağlantılar kazanmaya başlamaktır.

Bu kaliteli bağlantıları ne kadar çok kazanırsanız, web sitenizi Penguen’in etki alanından o kadar uzak tutmuş olursunuz. Yani hız sınırı 90 km olan bir yolda 80 ile gitmeniz hız radarlarının dikkatini çekmeyeceği için, kalitesiz bağlantılardan uzak durmanızda Penguen’in yıkıcı dikkatini cezbetmez.

 

HUMMİNGBİRD ALGORİTMASI (2013)

Google Hummingbird Algoritması

Hiçbir açıklama yapılmadan 2013 yılında bam diye güncellenen algoritma, sektörde köklü değişiklikleri de beraberinde getirdi. Algoritmaya Hummingbird (Sinek Kuşu) denmesinin nedeni kelime anlamının “kesin ve hızlı” olmasından kaynaklanır.

Google bu güncellemeyi o kadar hızlı yaptı ki kimse ne olduğunu anlayamadı. Panda, Penguen ve diğer güncellemeler algoritmanın bazı bölümlerinde yapılan değişiklikler olmasına karşın, hummingbird geneli kapsayan bir algoritmadır.

Google çekirdek algoritmasını bir otomobil olarak düşündüğünüz zaman Hummingbird bu aracın motorudur. Diğer güncellemeleri ise enjeksiyon, yakıt , gaz pedalı vs düşünebilirsiniz. Bir araca yeni bir motor taktığınızda işlevsiz olacak bazı eski parçaları kullanmazsınız. Bu güncelleme ile Google aynen bunu yapmış oldu. Nasıl mı yaptı örnek verelim;

Hummingbird Güncellemesinden Önce

Google Sorgu Kelimesi : Malatya Nokıa Cep Telefonu

Çıkan Sonuçlar:

www.nokıa.com

www.hepsiburada.com

www.n11.com

www.mediamarket.com … diye devam eder

Hummingbird Güncellemesinden Sonra

Çıkan Sonuçlar:

www.firmarehberi.com/malatya-xx-bilişim/

www.nokıa.com/malatya-yetkili-bayii

Yukarıdaki örneği incelediğiniz zaman algoritma öncesi sorgu sonuçlarında otoriter web siteleri sıralanırken, güncelleme sonrası arama amacıma yönelik sonuçlar çıktı.

İşte Hummingbird algoritmasının görevi, kullanıcı arama amacına yönelik sonuçları listelemektir. Aradığınız herhangi bir şeye en hızlı ve en doğru sonucu vermek amacıyla güncellenmiştir.

Hummingbird algoritması kullanıcı deneyimi odaklı arama zenginliği için web sitelerini teşvik eder. Diğer güncellemeler gibi algoritma cezasına yol açmaz. Tabi sayfalarımız diğer algoritmalarla çelişmediği zaman.

Hummingbird Algoritması Hakkında Sorular

Hummingbird aralamalarda ne tür bir yenilik sağlar?

Google’ın verdiği en büyük örneklerden biri “sesli arama” dır.

Mesela: “Evime en yakın nokıa mağazası neresidir?”

Google bu sorguya şu şekilde bakar;

Ev: Yaşadığı yerin konumunu benimle paylaşmış mı?,

Nokıa: Belirli mağazalarda satılan elektronik bir eşya,

Mağaza: Duvarla çevrili bir yer, yapı..

Burada Hummingbird devreye girer ve öğrenilen bu parçaları birleştirerek, Google’ın yalnızca eşleşen kelimeleri bulduğu sonuçların ötesinde bir deneyim yaşatarak  size yakın olan mağazaları listeler.

Hummingbird sorgudaki her kelimeye daha fazla dikkat ederek anlamsal bir bütün ortaya çıkarır. Amaç, sadece birkaç kelime ile eşleşen sayfalar yerine amaca yönelik daha iyi sonuçlar çıkarmaktır.

 Gerçekten işe yarıyor mu? Öncesi ve sonrası var mı?

Şu an gerçek zamanlı olarak eski tarihli arama yapma imkanımız olmadığı için bunu sadece yukarı olduğu gibi örnekler üzerinden anlatmaya çalışıyoruz. Ama gerçekten işe yaradığını söyleyebiliriz.

 

PİGEON ALGORİTMASI (2014)

Google Pigeon Algoritması

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hummingbird gibi kullanıcı deneyimini artırmak amacıyla 2014 yılında yayınlanmıştır. Algoritmanın amacı arama sorgusuna uygun yerel sonuçları listelemektir. Pigeon (Güvercin) algoritması güçlü bir organik varlığı olan yerel işletmeleri ödüllendirerek daha iyi yerel arama sonuçları sunmayı amaçlamıştır.

Pigeon Algoritmasının Görev Alanı:

  • Konum bazlı iyileştirmeler
  • Yerel Manüpilasyon kontrolü
  • Google My Business Ayarları

Google’ın konum ve mesafe sıralama parametrelerinin, kullanıcılara olan yakınlığına dayalı olarak yerel ve alakalı sonuçları sıralamak için yayınladığı bu algoritma, birçok işletmenin sıralama şeklini ve ne kadar görünür olduklarını değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda kullanıcılara istedikleri bilgileri daha az adımda vermeyi de amaçladı.

Temel olarak, Google şimdi kullanıcılara doğrudan belirli bir yerel işletme hakkında aranan bilgileri daha önce hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay bir şekilde sağlayabilir.

Aşağıda örnek bir arama sonucunda yerel işletmelerin listelendiğini göreceksiniz.

pigeon algoritması yerel arama

Bu Pigeon algoritmasının yerel sıralamalarda örnek bir sonucudur.

 

MOBİLEGEDDON ALGORİTMASI (2015)

Google mobilegeddon algoritması

Mobilegeddon Algoritması, mobil arama sonuçlarında mobil uyumlu web sitelerine sıralama avantajı sağlamak amacıyla 2015 yılında yayınlanmıştır.

Yayınlandığı tarihte Google, bu güncellemenin neyi etkileyeceğine dair bir açıklama yaptı:

  • Yalnızca mobil cihazlardaki arama sıralamalarını etkiler.
  • Global olarak tüm dillerde arama sonuçlarını etkiler.
  • Tüm web sitesi için değil, ayrı ayrı sayfalar için geçerlidir.

Algoritma yayınlandığı zaman mobil sonuçlarından iyi olanları ödüllendirmekten daha çok, kullanıcı deneyimini artırmak için mobil uyumlu olmayan sayfaları sıralamalarda geri plana atmıştır.

Aslında Mobilegeddon, sadece bir algoritma güncellemesi değil, Google açısından kültürel bir değişimin öncüsüdür diyebiliriz. Çünkü Google tüketici davranışına uyum sağlama kararı almıştır.

Siz de web sitelerinizde mobil uyumluluğu artırarak mobil arama sonuçlarında iyi konumlara gelmek için bu algoritmanın güzelliklerinden faydalanabilirsiniz.

 

 RANKBRAİN ALGORİTMASI (Yapay Zeka Algoritması)

Google rankbrain algoritması

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rankbrain algoritması ile yapay zeka devreye girmiş makine öğrenimi ile elde edilen bilgiler bu gelişme sürecine katkı sağlamaya başlamıştır. RankBrain, yapay zeka sistemini öğrenen bir algoritmadır.

RankBrain kullanıcıların ne istediğini, ne amaçla arama yaptığını öğrenerek daha iyi sonuçlar çıkarmak için yayınlanmıştır. Yapay zeka öğrenim süreci halen devam etmektedir ve insanlık var olduğu sürece de devam edecektir.

Rankbrain algoritması, web ortamına içerik üreten ve arama yapan bizler başta olmak üzere, Google’ın tüm algoritmalarından beslenerek gelişmeye devam etmektedir.

Aşağıda Rankkbrain algoritmasının çalışma mantığını anlamak adına yapılan bir sorgu ve çıkan sonucu görecekseniz. Yaptığımız “Türkiye’nin başkenti” sorgusunda sonuç olarak Google bize Ankara ilini gösterdi. Yani Google Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu biliyor. Bu öğrenme sürecini ise Rankbrain algoritması yürütüyor.

rankbrain sorgu sonucu

Aslında Google tarafından yapılan güncellemelere bakıldığı zaman tamamen kullanıcıya fayda sağlayan içerikleri listeleme amacıyla yapılan güncellemeler olduğunu göreceksiniz.

Yapay zekanın gelişime ile ilgili Web 3.0 teknolojisinden de bahsederek konuyu netleştirmek istiyoruz.

Web 3.0 Teknolojisi Nedir ?

Web 3.0 teknolojisi, içerik kontrolünün yapay zekası gelişmiş yazılımların elinde olacağı web ortamıdır.

Bu teknolojinin büyümesinin altında semantik gelişme vardır. Semantik en basit haliyle bir kelimenin içerdiği tüm anlamlar ya da aynı anlama gelen farklı kelimelerdir.

Web 3.0, bizleri anlayan, ne istediğimizi bilen ve birbirleri ile irtibat halinde olan veri tabanlarının kullanıldığı bir dönem olacaktır. Aslında Web 3.0 teknolojisini anlamak için diğer teknolojilere ve ne işe yaradıklarına bir bakalım.

WEB 1.0 Teknolojisi : Bir aşçının, yaptığı yemeklerin tariflerini paylaştığı bir web sitesi web 1.0 teknolojisini kullanır. Aşçı tariflerini paylaşır ziyaretçiler yani tüketiciler yararlanır. Web 1.0’da iletişim tek taraflıdır.

WEB 2.0 Teknolojisi : Yemek yapabilen insanların, yemek tariflerini yayınlayabildiği bir web sitesi web 2.0 teknolojisini kullanır. Bu teknolojide bilgiyi üreten de tüketen de siteyle etkileşimde olan insanlardır. Web 2.0’da iletişim iki taraflıdır

WEB 3.0 Teknolojisi: Bir web sitesi düşünün, siz herhangi bir eylemde bulunmadan kendiliğinden Türkiye’de bulunan en iyi aşçıları ve yemek tariflerini ana sayfasında listeliyor. Daha önce öğrendiği ve öğrenmeye devam edeceği bilgileri otomatik olarak kullanıcılara sunuyor. İşte yapay zeka ile çalışan bu web sitesi web 3.0 teknolojisini kullanır.

Google Rankbrain Algoritması da yapay zekanın gelişim sürecindeki algoritmadır diyebiliriz.

 

BERT ALGORİTMASI

Google Bert Algoritması

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapay zeka ve makine öğrenim sürecini başlatan Google, doğal dilleri anlamak için BERT algoritmasını yayınlamıştır. BERT herhangi bir algoritmik güncelleme değil, aynı zamanda doğal dil işleme çerçevesi içeren akademik bir araştırmadır.

BERT Nasıl Çalışır?

Yapay zekanın gelişmesi için makinelerin doğal dilleri anlaması gerekmektedir. Tabi bu sürecin öyle kolay olmadığını bilmelisiniz. Bir insanın dünya üzerindeki tüm dilleri anlaması çok zordur. İşte Google bunu yapmak için bu algoritmayı yayına almıştır.

Bert algoritmasını derinlemesine öğrenmek için birçok teknik terime aşina olunması gerekirken biz bu algoritmanın nasıl çalıştığını örnekler üzerinden anlatacağız.

Önceki dil sürümleri anlamdan bağımsız kelime bazlı çalışırken, Bert bağımsız kelimelerden bir anlam çıkarmak üzere çift yönlü çalışır.

BERT, bağlamsal dil modelleme kelimesinin her iki yönünde analiz yapar ve tüm kelimelerin oluşturduğu cümleyi anında görebilir.

Aşağıda buna örnek olarak bir tablo bulunmaktadır. Algoritma, tablodaki örnek kelimeleri tek başına, sağındaki ve solundaki ile birlikte ve tüm cümle içerisinde değerlendirir.

bert doğal dil öğrenme nasıl olur

Geçmişte doğal dil anlayışıyla ilgili en büyük sorunlardan biri, bir kelimenin cümle içinde hangi anlama geldiğini bilgisayar yazılımlarının anlayamıyor olmasıydı. Bert algoritmasının amacı bu sorunu ortadan kaldırmaktır.

BERT Ne İşe Yarayacak?

  • Adlandırılmış varlık belirleme: Varlık tabanlı SEO: Entity Search başlıklı yazımızda anlattığımız gibi Google varlıklar üzerinden doğal dil anlama algoritmasını hayata geçirmiştir.
  • Soru cevaplama: Algoritmanın sorduğunuz soruları anlama ve uygun cevapları sıralama konusunda başarılı sonuçlar çıkaracağına şüphemiz yok
  • Kelime bazında anlam ayrımı: Semantik kelimelerin hangi anlamlarda kullanıldığı ve farklı anlamlara gelen benzer kelimelerin cümle yapısına göre ayrımında rol oynayacak.
  • Otomatik özetleme: Featured snippet alanlarında olduğu gibi araştırılan konuya en iyi yanıtı veren sayfanın özetlenmesini sağlayacak.
  • Belirsizlik çözünürlüğü: Anlam belirsizliği olan kelimelerin çözüme kavuşturulması. Örneğin “nörüyon” gibi bir kelimenin anlamını, bırakın Google, ülke içinde çoğu insan bilmiyordur. Bu algoritma ile amaçlanan da doğal dilleri anlamaktır.

DİĞER GÜNCELLEMELER

Google Chrome HTTPS Güncellemesi:

Google 2018 yılında gerçekleştirdiği Chrome güncellemesi ile SSL sertifikası olmayan sitelerin “güvensiz” olarak işaretleneceği ve bunun da dolaylı olarak sıralama ya etki edeceğini duyurmuştur.

Mobil Site Hızı Güncellemesi:

2018 yılında gerçekleştirilen site hızı güncellemesinden sonra, mobil site hızının bir sıralama faktörü olduğu vurgulanmıştır.

Google hız araçlarını kullanarak mobil hızınızı optimize etmeyi unutmayın.

Mobil Öncelikli İndeksleme: 

Mobilegeddon algoritmasının gelişim süreci sonunda 2018 yılında yayınlanan bu güncelleme sonrası, mobil uyumlu olmayan sayfaların sıralamasının düşürülmesinden daha çok mobil uyumlu sayfaları olan sitelere öncelik verilmeye başlanmıştır.

SONUÇ

Sonuç olarak ister SEO hizmeti verin, isterseniz kendi SEO’nuzu kendiniz yapın, mutlaka Google’ın nasıl çalıştığını ve algoritmaların ne işe yaradığını bilmelisiniz. Bu makalede sizlere bugüne kadar güncellenen Google Algoritmaları ve Google’ın nasıl çalıştığı hakkında bilgi vermeye çalıştık.

Faydalı olduğunu düşündüğümüz içeriğimizle alakalı yorum yapmayı unutmayınız.